Avrupa’nın en büyük finans kurumu olan HSBC, 2026’nın üçüncü çeyreğinde kârını önemli ölçüde artırmasına rağmen borsa işlemlerinde sert satışlarla karşılaştı. Bankanın 27 Ekim’de duyurduğu mali verilere göre temmuz-eylül dönemindeki vergi öncesi kârı, bir önceki yılın aynı dönemindeki 7,30 milyar dolardan 9,63 milyar dolara yükseldi. Ancak 18,62 milyar dolarlık gelir, piyasanın yaklaşık 19 milyar dolarlık beklentisinin altında kaldı.
Bilanço sonrası HSBC’nin Hong Kong borsasında işlem gören hisseleri yüzde 6’yı aşan bir değer kaybı yaşarken, gün içindeki düşüş yüzde 7 seviyelerine yaklaştı. Satışların artmasında servet yönetimi gelirlerindeki yavaşlama, kârlılığın bir kısmının geçtiğimiz yılki olağanüstü giderlerin tekrarlanmadığı için kaynaklandığı ve bankanın yıllık hedeflerini yükseltmemesi etkili oldu.
Kârda 2,3 milyar dolarlık artış olmasına rağmen beklentiler karşılanamadı
HSBC’nin üçüncü çeyrek vergi öncesi kârı yıllık bazda 2,34 milyar dolar artarak 9,63 milyar dolara ulaştı. Vergi sonrası kâr da yüzde 38 artış göstererek 7,57 milyar dolara yükseldi. Fakat vergi öncesi kâr analistlerin yaklaşık olarak öngördüğü 9,7 milyar dolarlık tahminin altında kaldı.
Bankanın gelirleri yüzde 5 artarak 17,79 milyar dolardan 18,62 milyar dolara çıktı. Ancak piyasanın daha yüksek gelir artışı beklemesi nedeniyle açıklanan kâr rakamının hisse fiyatlarını desteklemesi mümkün olmadı. Bankacılıkta hisse performansı yalnızca açıklanan kârın geçen yıl ile kıyaslandığında artmasına değil; aynı zamanda piyasa beklentilerine ve geleceğe yönelik tahminlere de bağlıdır.
Geçen yılki hukuki giderler tekrarlanmadı

HSBC’nin kâr artışında geçmiş yıl kaydedilen yüksek hukuki karşılıkların bu yıl tekrarlanmaması önemli bir etken oldu. Banka, 2025’in üçüncü çeyreğinde çeşitli hukuki süreçler için yaklaşık olarak 1,42 milyar dolar karşılık ayırmıştı. Bu giderin 2026’nın benzer döneminde olmaması ise kârın yıllık bazda daha yüksek görünmesini sağladı.
Tek seferlik önemli kalemler hariç tutulduğunda vergi öncesi kâr artışı yüzde 10 civarında gerçekleşti. Düzeltilmiş vergi öncesi kâr geçen yılın üçüncü çeyreğindeki 9,10 milyar dolardan 10,02 milyar dolara yükseldi. Böylece açıklanan yüzde 32’lik kâr artışının tamamının bankanın temel faaliyetlerinden kaynaklanmadığı anlaşıldı.
Servet yönetiminde büyüme duraksadı
Yatırımcıların en çok dikkatini çeken gelişmelerden biri HSBC’nin servet yönetimi alanındaki yavaşlama oldu. Bu alandaki gelirler üçüncü çeyrekte yaklaşık olarak 2,7 milyar dolar seviyesinde kalırken geçen yılın benzer dönemine göre belirgin bir yükseliş göstermedi. Oysa yılın ilk iki çeyreğinde büyüme oranları sırasıyla yüzde 15 ve yüzde 23 düzeyindeydi.
HSBC’nin özellikle Asya’daki varlıklı müşterilere sunduğu bankacılık ve yatırım hizmetleri uzun vadeli büyüme stratejisinin merkezinde yer alıyor. Servet yönetimindeki yavaşlama bu faaliyetlerin gelecekte beklenildiği kadar güçlü gelir sağlayıp sağlayamayacağına dair endişeleri artırdı. Hong Kong piyasasındaki satışlarda bankanın büyüme alanlarından birinin ivme kaybetmesi etkili oldu.
Faiz gelirleri arttı; kredi zararları azaldı

HSBC’nin net faiz geliri üçüncü çeyrekte yüzde 6 artarak toplamda 9,31 milyar dolara ulaştı. Mevduat ve kredi hacmindeki genişleme gelirleri destekledi ve net faiz marjı yüzde 1,57 seviyesinde gerçekleşti. Banka faiz geliri bakımından güçlü performansını sürdürmesine rağmen toplam gelirlerin piyasa beklentilerinin altında kalmasını engelleyemedi.
Öngörülen kredi zararları ve diğer kredi değer düşüklüğü giderleri ise geçen yıl aynı dönemdeki rakam olan 1,01 milyar dolardan yaklaşık olarak 832 milyon dolara düştü. Yaklaşık yüzde 17’lik azalmada özellikle Hong Kong’daki ticari gayrimenkul piyasasıyla bağlantılı karşılıklardaki düşüş etkili oldu. Bu durum bankanın bilançosundaki kredi riski giderlerinin dönemsel olarak hafiflediğini gösteriyor.
Faaliyet giderlerinde önemli bir düşüş yaşandı
HSBC’nin üçüncü çeyrek faaliyet giderleri önceki rakam olan 10,08 milyar dolardan yaklaşık olarak %12’lik bir azalmayla toplamda 8,82 milyar dolara geriledi. Geçen yıldaki hukuki karşılıkların olmaması ve bankanın yeniden yapılanma programının bu düşüşte etkisi bulunuyor. Banka faaliyetlerini sadeleştirerek yönetim ve operasyon maliyetlerini azaltmaya gayret ediyor.
HSBC Üst Yöneticisi Georges Elhedery tarafından yürütülen program kaynakların daha yüksek getiri sağlayan alanlara yönlendirilmesini hedefliyor. Banka özellikle Hong Kong ve İngiltere’deki sağlam konumunu korurken uluslararası servet yönetimi ile kurumsal bankacılığa ağırlık vermekte ancak giderlerdeki azalma tek başına yatırımcıları tatmin etmedi; piyasa daha güçlü bir gelir büyümesi bekliyor.
Hissedarlara yönelik geri alım planları açıklandı

HSBC üçüncü çeyrek bilançosu ile birlikte hisse başına yeni hisse geri alım programına kadar toplamda bir milyar dolar ayıracağını duyurdu. Ayrıca üçüncü ara dönem temettüsünü hisse başına on sent olarak belirledi; böylelikle güçlü sermaye yapısının hissedarlara nakit dağıtımı ve hisse geri alımları aracılığıyla desteklenmesi amaçlandı.
Bununla birlikte yeni geri alım kararı hisse fiyatlarındaki düşüşün önüne geçemedi. Bankanın çekirdek ana sermaye yeterlilik oranının haziran sonundaki %14,1’den eylül sonunda %13,9’a gerilemesi de investorlar tarafından gözlemlenen göstergeler arasında yer aldı. Sermaye oranındaki düşüş bankanın finansal görünümü üzerine değerlendirmelerde kârlılık kadar bilanço dayanıklılığının da önem kazandığını ortaya koydu.
Yıllık hedefler değişmedi
HSBC üçüncü çeyrekte kazancını artırmasına rağmen yıl sonuna ve sonraki dönemlere ilişkin temel kârlılık hedeflerini değiştirmedi. Banka ayrıca gelecek yılı için bankacılık net faiz geliri tahminini en az kırk altı milyar dolar şeklinde korudu; bunun yanı sıra ana maddi özkaynak kârlılığını da en az %17 seviyesinde tutma hedefine vurgu yaptı.
Baz yatırımcıların daha güçlü hedef artışı beklediği bu dönemde tahminlerin değiştirilmemesi kâr büyümesinin hisse fiyatlarına olumlu yansımasını sınırladı; bankanın ilerleyen zamanlarda servet yönetimindeki büyümeyi yeniden hızlandırması gerektiği gibi kredi risklerini kontrol altında tutması ve maliyet azalmasını kalıcı hale getirmesi de oldukça önemli olacak.
HSBC’nin üçüncü çeyrek bilançosu bankacılık sektöründe yüksek kazanç açıklamanın her zaman hisselerde yükselişe yol açmadığını ortaya koydu; özellikle gelir artışlarının beklentileri karşılayamaması ile geleceğe dair tahminlerin değiştirilmemesi yatırımcıların güçlü görünen finansal sonuçlara rağmen satış yönünde hareket etmesine sebep oldu.