Biyokimya uzmanı Ayşegül Çoruhlu, sağlıklı bir uzun yaşamın (longevity) sırlarını paylaşmaya devam ediyor. SÖZCÜ TV’de Simge Fıstıkoğlu’nun sorularını yanıtlayan Dr. Çoruhlu, bu sefer vücutta farklı şekillerde parçalanan östrojen metabolitlerinin (parçacıklarının) vücuttaki dengesi ve bu durumun önemi üzerine vurgu yaptı…

Meme ve rahim sağlığı açısından kritik
Östrojen kandan karaciğere geçmek zorunda. Karaciğerin östrojen temizleme yeteneği ise farklılık gösterebilir. Karaciğer hastalıkları ve yağlanma, bu kapasiteyi olumsuz etkileyebilir. Bu durumda, idrara baktığım kadar elimdeki test kitiyle karaciğere odaklanıp senin ve benim genetik farklılıklarımı da değerlendirebilirim. Ancak bu, idrar testinden daha maliyetli bir işlem. Bu nedenle pratik çözümler arıyoruz. İdrarın fotoğrafını çekebiliriz, o da dolaylı olarak bize oldukça pahalıya mal olur. Fakat tüm amacımız şu: Östrojen karaciğere girdiğinde öyle güzel parçalar haline gelsin ki, burada benim idrarda veya genetik analizde bakarak “Ya benim östrojenle ilgili meme veya rahim sağlığım için sorun yaratacak parçalar az olsun” diye arıyoruz aslında; bu parçaların miktarıyla ilgileniyoruz…
Östrojenden kaç parça ayrıldığı belirleniyor
İdrarda östrojen metabolitleri testi, pahalı ve uygulanması güç olsa da Türkiye’de giderek yaygınlaşıyor. Peki bu test neyi gösteriyor? Östrojenin metabolitlerini, onun alt parçalarını ortaya koyuyor.
Östrojen ana kadınlık hormonumuzdur. Bunun yanı sıra bir de metaboliti bulunmaktadır. Metabolit, bir şeyin küçük parçaları anlamına gelir; yani ondan türeyenlerdir. Dolayısıyla kandaki östrojenin idrardaki kesilmiş küçük parçaları ölçülebilir hale geliyor.
Bu oranlama tükürükte, idrarda ve kanda yapılmaktadır. Test ne anlatıyor? Östrojen kalıntılarının birbirlerine oranları değerlendiriliyor. Hepimizde östrojen parçalarının dışkıya ve idrara gittiği biliniyor. Bu testler aracılığıyla sizin östrojeninizden ayrılanlar belirleniyor… Çıkan parçaların oranlarının da bir anlamı bulunuyor…
Kandan karaciğere geçiş süreci
İdrarda ana östrojen görevini tamamladıktan sonra, kanda işlevlerini icra edip günlük olarak karaciğere ulaşacak; orada çeşitli işlemlerden geçirilip artıklarına ve metabolitlerine ayrılacak; onlar da idrarla veya dışkıyla atılacaktır. Şimdi biz kandakini ölçebiliyoruz; ayrıca kandan çıkmış olan kısmı da değerlendirebiliyoruz. Peki, bu süreçte çıkan parçalar sağlıklı mı yoksa zararlı mı? Bizi bunlar ilgilendiriyor. Şimdi buna bakarken kaynağına dönelim; o hikayenin kaynağı kandan hemen sonra karaciğer… Aslında biz oraya dikkat çekiyoruz ve karaciğerde neler olduğunu bu testle gözlemleyebiliyoruz.
Karaciğerde üç farklı türe ayrılıyor
Östrojen karaciğere girdikten sonra ne oluyor? Üç farklı türe ayrılıyor. Metabolik dediğimizde onları da inceleyebiliyoruz; bunların numaraları 4, 16 ve 2’dir. Literatürde 2’ye hiç sorun çıkarmıyorlar; bu “Vücutla en uyumlu östrojen metabolitidir” deniliyor. Bu iyi bir haber ve biz buna baktığımızda meme büyütme veya kanseri ile ilgili herhangi bir problem çıkmıyor; bu yüksekse olumlu bir durumdur ve genel olarak yüksek olması beklenir.
Peki 4 ve 16 hakkında ne düşünüyoruz? 16’nın etkisine baktığınızda hücreleri çoğaltma potansiyeline sahip olduğunu görebilirsiniz; örneğin memedeki fibrokistler ya da rahimdeki miyomlar hücrelerin büyümesini teşvik edebilirler. Yani daha fazla fibrokist ya da miyom oluşumuna neden olabilirler; dolayısıyla 2’nin yüksek olmasını umuyoruz fakat 16’nın düşük olmasını diliyoruz.
Peki herkes de 4 var mı? Evet, her bireyde belli bir miktar 4 bulunur. Peki bunun hakkında ne deniyor? 4 en olumsuz olanıdır çünkü literatür onun DNA hasarı yapabileceğini yazıyor; yani hücrelerde DNA kırıkları oluşturabiliyor.
Meme kontrolüne destek sağlar
Genel olarak giderek artan şekilde sağlıklı olan bireylerde bile meme kanseri olmayan bulgular bulunanlarda dahi bu metabolitlere bakmalıyız ki eğer buradan 4 çıktıysa onu daha sık kontrol etmeliyiz; belki de bununla ilgili yapmamız gereken şeyler vardır eğer 4 yüksekse; iyi olan 2’yi artırmak gibi… Bu mantık nedeniyle artık bu testler gittikçe yaygınlaşıyor ve kadın doğumcular ile meme cerrahlarının elini güçlendiriyor.
20’li yaşlarda yaptırılabilir
Ailede meme kanseri geçmişi varsa gen testi yapılmasından daha kolay ve uygun bir seçenek sunuyor; giderek yaygınlaşması muhtemel görünüyor. Nasıl ki meme kontrolünde mesela 40 yaşında mamografi ekleniyorsa, 30 yaşında ultrason dahil ediliyorsa belki de ileride -şu an böyle bir uygulama yok- bunu da eklemek lazım yani aynı testler gibi düşünülmesi gerekiyor. Dışarıdan radyoloji ile ultrason veya mamografi yapıldıktan sonra içeride neler olduğuna dair bilgi edinmemiz gerekiyor: Senin östrojeninin atılma durumu nasıl? Sen hangi gruptasın: 4 mü yoksa 2 mi?
Erken dönemde uyarıcı olabilir
Bu test menopoz öncesinde geçerli değil ancak en azından mamografinin başladığı risk sınırlarında kullanılabilir; belki de oralardan önce uygulanabilir gibi görünüyor ama polikistik over sendromunun oldukça yaygın olduğu günümüzde bile (çikolata kisti) bu konuda henüz inceleme yapılmadığını belirtmek gerekir.
Karaciğeri zorlayan etkenler
Östrojen metabolitleri testi karaciğerin detoks gücünü ortaya koyar… Herkes karaciğerindeki yağlanmayı azaltacak şekilde beslenmeye dikkat ederse hem östrojen hem de metabolitler için olumlu sonuçlar elde edilebilir… Peki gizlice karaciğeri zorlayan unsurlar nelerdir? Mikroplastikler, ksenobiyotikler ve hormon benzeri maddeler… Hormon benzeri maddeleri duyduğunuzda aslında yine bu östrojen metabolitleri konusunda karaciğeri başka sebeplerle zorlamış oluyoruz ki kötü sonuçların artmasına neden olabiliriz.
Nedir östrojen benzeri metabolitler? İşlenmiş gıdalarda mevcuttur; çevresel toksinlerde bulunmaktadır; plastiklerden geçmektedir… Hormonlarla yetiştirilmiş hayvanları tükettiğimizde onların hormonları bedenimize geçmektedir yani burada dikkat edilmesi gereken husus doğal ürünlere yönelmek, işlenmiş gıda alımını azaltmak ve çevredeki kimyasalları minimize etmeye yönelik yaşam tarzı geliştirmektir.
Bunlarla temizleyebilirsiniz
Karaciğerde detoksifikasyonda bitkiler önemli rol oynar: enginar, sarımsak, karnabahar, Brüksel lahanası ve brokoli gibi besinlerle destekleme yapılabilir… Sülfür içeren besinlerden özellikle sarımsak sıklıkla önerilmektedir zira bunlarla ilgili literatürde çokça bilgi mevcuttur. Brokolide bulunan sülforafan antikanser özellik taşır yani karaciğerinizi koruyarak doğru bir şekilde östrojeni işleyebilmeniz adına fayda sağlar ancak bunun yanı sıra DIM adı verilen özel molekülün desteğini almak önemlidir… Özellikle de östrojeni oluşturan türevlerle ilişkilidir: 4 ile çok fazla ilgilenmemek gerekirken iyi olan ikiye yoğunlaşmak gerekmektedir.
Antioksidan desteği fayda sağlar
Bunun yanında halk açısından söz konusu testlerin maliyet etkinliği önemlidir yani para harcamaya değer mi sorusu gündeme gelir ki bunun için gidip yaptırılması önerilmez çünkü toplaması zordur: tükürük alma işlemleri veya belirli süre boyunca idrar toplama gerektirir ki bunlar kadın doğum uzmanlarının uzmanlık alanıdır.
Eğer doktorunuz sizi değerlendirirken yüksek seviyede dört bulursa şunu düşünmelisiniz: “Dört DNA kırıkları yaratıyorsa buraya antioksidan desteği düşünmem lazım.” Mesela glutatyon oldukça etkili bir antioksidan desteği sunar çünkü zaten karaciğeriniz içerisindeki oksidasyonu koruyan maddedir.
Dolayısıyla dört seviyesi yüksek olduğunda glutatyon kullanmak akla gelmeli ayrıca lif alımının artırılması bağırsakların düzenli çalışmasını sağlayarak o noktada östrojeni paketleyen D-glukaratın devreye girerek yardımcı olacaktır.
The post Östrojenin karaciğerden atılırken başına gelenlere dikkat first appeared on .






